Sıfır Kavramı, Kapalı Tahta Mağdurları… 01 Aralık 2012 Takvimler 2013’e dayandı… Yıllar geçti geçmesine de kapalı tahta mağduru 400 bin yatırımcımızın sırtı hâlâ piyasaya dönük durumda. Kısacası, sonuç hâlâ sıfırda…

 

Yeni bir yıla girerken, yeni yılın neler getireceği tartışılacak her yerde... Aslında yılın 2013 değil de 2012 olduğu, miladi takvimde, sıfır rakamının olmadığı, arada hiçbir şey olmadan M.Ö. 1’den M.S. 1’e geçildiği… İtalyalı Helim Lillius tarafından geliştirilen takvimin ölümünden sonra, kardeşi tarafından papa 13. Gregory’e sunulduğu ve Jül Sezar tarafından kabul edilen Rumi takvimin 1500 küsür yıl sonra terk edilerek 1582 yılında miladi takvime geçildiği yazacak bazı gazetelerde... Unutulan sıfır sayısı, onu ilk bulan Hintli Matematikçi Brahmagupta’yı anmamızı sağlayacak. “Sıfır, bir sayının kendisinden çıkartılması sonucudur” demiştir, Brahmagupta.

Günümüzde ise, ülkemizin en büyük üniversitelerinin birinde, aynı bilimle uğraşan fizik profesörü yatırımcı dostumuz için sıfır kavramı, portföyündeki Çukurova Elektrik hisse senetlerinin karşılığı olarak yer alıyor. Kapalı tahta mağduru 400 bin yatırımcı yok artık bu piyasada... Utanmadan bu yatırımcıları bilinçsizlikle suçlayanlar, bu piyasanın sahipleri konumundaysa hâlâ, sonuç gerçekten sıfır.

Hükümet, ani bir kararla SPK Başkanı ve üyelerini görevden aldı. Eğer yatırımcı sayısı düşük diye suçlanacaksa eski üyeler, yeni atanacaklar, bu sorunu çözme sözünü almalılar hükümetten. Aksi halde ne yatırımcı, ne şirket sayısı, ne de piyasamız istenen seviyelere gelecektir. Kurul ne yaparsa yapsın, bu mağduriyetler çözülmedikçe piyasa gelişemez, kimse onları suçlamasın.

Morfik Rezonans Hipotezi 100 maymun deneyini bilir misiniz? Uzak tropik adalarda yaşayan maymunlara kumlar arasına patates bırakılır. Maymunlar zamanla bunu yıkayıp yemeyi öğrenir. Buradan çok uzaklardaki maymunlar da bundan çok daha hızlı bunu öğrenmeyi başarır. Bu deney fareler ve daha birçok hayvan üzerinde yapılmış ve morfik rezonans hipotezi doğmuştur.

Ülkemizde aynı deneyi 400 bin insan üzerinde yapmış durumdayız. Bugün borsaya yatırım yapabilecek birçok insan korkuyor çünkü bu mağdurların yaydığı korku ve çektiği üzüntü devamlı borsanın üzerinde... Hâlâ dua edip devletin haklarını geri vereceğine inananlar var.

Tablo böyleyken İMKB özelleştirme haritası ortaya çıkıyor. Borsa, anonim şirket oluyor. Bu piyasada emeği geçen aracı kurumlar, Aracı Kurumlar Birliği %5 pay sahibi oluyor.

 

Nedeni, piyasaya katkıları... Hiçbir katkısı yok ki! 400 bin mağdur yatırımcıya da ufak bir pay verilip çözülmüyor sorunlar ve kimsenin sesi de çıkmıyor. Piyasanın ana unsuru yok sayılıyor. Yazık, gerçekten yazık...

Son dönemde en çok şikâyet edilen konulardan halka arzlara da değinmek istiyorum. Eğer başarısız halka arz olmasın diyorsanız, tekrar “bakiyeyi yüklenim”, “underwrite” yoluyla halka arzlar başlatılmalıdır. Taşın altına eline koyan aracı kurum daha düzgün değerleme yapacaktır.

Değerleme konusuna gelince, defter değeri üzerinden yapılan değerleme modeli 1940’lı yıllardan kalmadır. Şirket yeni beklenti yaratamayacak ve sadece içindeki değerler göz önüne alınacaktır bu yöntemde. Arsa, arazi, bina... Bunların kaç katı fiyatına değerlenip, ne sahte bilançolar düzenlenebilir bir araştırın. Belki şu anda da halka açık firmalar da bulursunuz. Eğer firma halka arzına neden olarak gösterdiği ile izahnamesinde sözü geçen projelere girmiyorsa, bunlar aldatmaca projeler ise yatırımcı dava açmalı, SPK ceza vermelidir.

Ne defter değeri, ne nakit akışı, ne bilanço... Beklentiler değer yaratır. Vatandaşı beklentiyle kandıran cezasını öder.

Nice mutlu yıllara...

Ali Bahçuvan